Order supplements and other products.

Book Now

Book a Consultation

It just takes a few minutes to sign up and get fast, easy access to care, 24/7. No need for your insurance card yet.


Liman Online Psikoterapi

Liman tıpkı bir deniz kabuğunun içinde sakladığı okyanus sesi gibi, insan ruhunun derinliklerinde yankılanan duygulara dokunur. Aynı zamanda her bireyin iç dünyasında saklı olan eşsiz güzellikleri ve derin anlamları keşfetmek için bir rehberdir.

Liman Online Psikoterapi

Neden Biz?

İlk olarak gizliliğiniz bizim önceliğimizdir. Seanslar daima siz ve terapistiniz arasında mahrem kalacaktır. Görüşmeler kesinlikle kayıt altına alınamaz.

Seanslarda, gizliliği korumak için son teknoloji şifreleme yöntemleri kullanılan platformlar tercih edilir.  Liman olarak, profesyonel ve alanında uzman psikologlar ile çalışıyoruz.

Uzmanlarımız yenilikçi ve bilimsel yaklaşımlar ışığında seansları yönetir ve terapi süreciniz kanıta dayalı yöntemlere dayanır.

Neden Biz?

  • Liman Online Psikoterapi, 10 yılı aşkın klinik denetim üzerine kuruldu ve bu klinik deneyim süresince binlerce kişiye bilimsel, etik ve çağdaş psikolojik hizmeti sundu.
  • Liman Online Psikoterapi, psikoloji bölümünden mezun, klinik psikoloji alanında uzmanlığı tamamlamış kişiler tarafından kuruldu.
  • Liman Online Psikoterapi klinik ve hastane deneyimi olan, meslek eğitimleri sunan, uluslararası terapi sertifikalarına sahip, mesleklerinde son derece yetkin uzmanlarla çalışır.
  • Liman online Psikoterapi akademide çalışan ve alanında saygın pek çok uzmanla işbirliği yapmakta, ortak projeler yürütmektedir. Aynı zamanda mesleki alanda bilimsel araştırma ve yayın yapmaya önem vermektedir.

Daha fazla bilgiye mi ihtiyacınız var?Hemen bizlere ulaşın!

Blog 

4 Eylül 2026

"Her şey yolunda gibi görünüyor ama içimde tuhaf bir huzursuzluk var." "Telefon çaldığında kötü bir haber gelecekmiş gibi hissediyorum." "Mutlu olduğum anlarda bile sanki birazdan her şey bozulacak." Eğer bu cümlelerden biri size tanıdık geliyorsa yalnız değilsiniz. Birçok insan, ortada belirgin bir neden yokken bile sürekli tetikte hissettiğini anlatır. Dışarıdan bakıldığında hayat normal akıyor olabilir; iş, okul, aile ya da arkadaşlıklar devam ediyordur. Ancak zihnin bir köşesinde hep aynı düşünce dolaşır: "Ya kötü bir şey olursa?" Bu his zaman zaman herkesin yaşayabileceği doğal bir deneyimdir. Ancak uzun süre devam ettiğinde yaşam kalitesini düşürebilir ve kişinin sürekli alarm hâlinde yaşamasına neden olabilir. Beynimiz Tehlikeyi Bulmak İçin Programlandı İnsan beyni, hayatta kalabilmek için gelişti. Evrimsel açıdan bakıldığında atalarımız için en önemli görev, tehlikeyi mümkün olduğunca erken fark edebilmekti. Çalılıkta duyulan bir sesin rüzgâr mı yoksa bir yırtıcı mı olduğunu hızlıca değerlendirmek gerekiyordu. Bu nedenle beynimiz, olası tehditleri fark etmeye olumlu olaylardan daha fazla önem verme eğilimindedir. Psikolojide bu durum "negativity bias" (olumsuzluk yanlılığı) olarak adlandırılır. Bugün ise tehlikeler değişti. Artık vahşi hayvanlardan çok; işimizi kaybetmekten, sevdiklerimize bir şey olmasından, başarısız olmaktan ya da reddedilmekten korkuyoruz. Beynimiz hâlâ aynı görevini sürdürüyor: "Bir sorun var mı?" Sorun olmadığında bile bazen aramaya devam ediyor. Kaygı, Geleceğe Odaklanan Bir Duygudur Korku ve kaygı çoğu zaman birbirine karıştırılır. Korku, gerçek ve mevcut bir tehdide verilen tepkidir. Kaygı ise henüz gerçekleşmemiş, gerçekleşme ihtimali olan olaylara yöneliktir. Yani kaygılı zihin çoğu zaman şu soruyla meşguldür: "Ya olursa?" Bu nedenle sürekli kötü bir şey olacakmış gibi hissetmek, çoğu zaman zihningeleceği …

4 Eylül 2026

Bazı kitaplar vardır; hikâyelerinden çok sordukları sorularla akılda kalırlar. Daniel Keyes'in Algernon'a Çiçekler adlı romanı da benim için böyle eserlerden biri. Kitap, ilk bakışta değişim üzerine bir hikâye gibi görünür. Ancak satırların arasında çok daha evrensel bir soru saklıdır: İnsan, kendini değiştirdiğinde gerçekten daha mutlu olur mu? Bu soru, yalnızca roman kahramanlarına ait değildir. Günümüzde pek çok insanın hayatında farklı şekillerde karşımıza çıkar. "Daha başarılı olursam..." "Daha özgüvenli olursam..." "Daha üretken olursam..." "Daha güçlü görünürsem..." Sanki mutluluk ve huzur, ulaşılması gereken bir sonraki versiyonumuzda saklanıyormuş gibi hissederiz. Sürekli Gelişme Baskısı Yaşadığımız çağ, gelişimi ve ilerlemeyi oldukça değerli görüyor. Yeni beceriler edinmek, hedefler belirlemek ve kendimizi geliştirmek elbette kıymetli. Ancak bazen bu çaba görünmez bir yük de taşıyabiliyor. Çünkü gelişim isteği ile "olduğum halim yeterli değil" inancı birbirine karışabiliyor. Kişi kendini geliştirmek için değil, eksik hissettiği yönlerini telafi etmek için çabalamaya başladığında, ulaştığı başarılar bile kalıcı bir tatmin yaratmayabiliyor. Bir hedef gerçekleştiğinde kısa süreli bir rahatlama yaşanıyor, ardından yeni bir eksiklik hissi ortaya çıkıyor. Sevilmek İçin Ne Kadar Değişmeliyiz? Psikoterapi süreçlerinde sık karşılaşılan temalardan biri de koşullu değer algısıdır. Bazı insanlar farkında olmadan şu inançlarla büyüyebilir: • Başarılı olursam değerliyim. • Hata yapmazsam kabul görürüm. • İnsanları memnun edersem sevilirim. • Güçlü görünürsem saygı duyulurum. Bu durumda kişi, kendisini olduğu haliyle değil; performansı, başarısı ya da başkalarının gözündeki yeri üzerinden değerlendirmeye başlar. Oysa psikolojik iyi oluş yalnızca dışarıdan alınan onayla şekillenmez. İnsan, kendisini olduğu haliyle kabul etmeyi öğrendiğinde daha sağlam bir öz-değer duygusu geliştirebilir. Kendimizle Kurduğumuz İlişki Hayatımız boyunca pek çok …

4 Eylül 2026

Online Terapi İlk Seansta Ne Konuşulur?İlk Görüşmeye Dair Merak Edilenler İlk kez online terapiye başlayacak birçok kişi benzer sorular sorar: "Ne anlatacağım?", "Kendimi ifade edemezsem ne olur?", "Psikolog bana ne soracak?" veya "İlk seansta geçmişimi baştan sona anlatmak zorunda mıyım?" Bu sorular oldukça yaygındır. Hatta birçok kişi terapiye başlama kararını verdikten sonra bile ilk görüşme hakkında duyduğu belirsizlik nedeniyle randevusunu erteleyebilir. Oysa ilk terapi seansının amacı sizi anlamaya başlamaktır. Bu yazıda online terapi ilk seansında nelerin konuşulduğunu, terapistin hangi soruları sorabileceğini ve görüşmeye nasıl hazırlanabileceğinizi ele alacağız. Online Terapi İlk Seansının Amacı Nedir? İlk seans genellikle tanışma ve değerlendirme görüşmesidir. Terapist, yaşadığınız zorlukları anlamaya çalışırken siz de terapi süreci hakkında bilgi edinirsiniz. Bu görüşmede: • Terapiye başvurma nedeniniz konuşulur. • Yaşadığınız sorunların ne zamandır devam ettiği değerlendirilir. • Günlük yaşamınızı nasıl etkilediği incelenir. • Terapi hedefleriniz belirlenmeye başlanır. • Sürecin nasıl ilerleyeceği hakkında bilgi verilir. İlk seansta tüm sorunlarınızın çözülmesi beklenmez. Asıl amaç, sağlıklı bir terapötik ilişki kurmak ve ihtiyaçlarınızı anlamaktır. Terapist İlk Görüşmede Hangi Soruları Sorabilir? Her terapistin yaklaşımı farklı olsa da ilk görüşmede aşağıdaki konular gündeme gelebilir: Terapiye Gelme Nedeniniz Terapist öncelikle sizi terapiye yönlendiren nedeni anlamak ister. Örneğin: • Son zamanlarda yaşadığınız bir stres kaynağı var mı? • Kaygı, depresyon veya ilişki sorunları yaşıyor musunuz? • Hayatınızda sizi zorlayan belirli bir olay oldu mu? Bu aşamada "doğru" cevap verme zorunluluğu yoktur. Kendi deneyiminizi anlatmanız yeterlidir. Kişisel Geçmişiniz Terapist sizi daha iyi tanıyabilmek için yaşam öykünüz hakkında sorular sorabilir: • Aile yapınız • Eğitim hayatınız • İş yaşamınız …

;